tubakocbay73@googlemail.com

30 Mart 2011 Çarşamba




TIKANIP KALDIĞINDA HAYAT

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,

Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,

Dağlara dönmeli yüzünü insan.

Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli yüreğini ferahlatacak;

Yeni insanlarla ‘tanışmalı, yeni keşifler yapacak….

Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, 

Gerçekleştirmeyi denemeli!

Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını;

Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, O dursa da 

yolculuğun devam ettiğini anlamalı.

Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,

Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;

Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip 

servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş 

gözlüklerini; gördüğünü hissedebilmeli!

Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, değerli 

olabilmeli hayat!

İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!

Başkasının yerine koyabilmeli kendini;

Ağlayan birine “gül”, inleyen birine “sus” dememeli!

Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!

Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, 

soysuz kalarak!

Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, derin bir soluk alıp, 

hapsetmeli kokusunu içine…

Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı 

saçlarını…

Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; 

Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!

Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde 

geleceği;

Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan 

başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı 

beklememeli!

Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat 

yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!

Çünkü hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç 

Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı 

bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;

Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların…

Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi 

unutmamalı!

Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak 

için…

Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!

Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere…
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı 

bahanelerle tekrarlamaması için!

Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! 

Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!

Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin 

sevdiklerinin;

Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için…

Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve 

öğrenmekten;

Ama herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark 

edebilmeli insan!

Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi…

Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı…!

Can Dündar



Geniş ve rahat olmayı öğrendim… Ölümün dışında hiçbir şey 
göründüğü kadar önemli ve acil değil…

Coşkulu ve neşeli olmadığım zaman bunun hiç kimsenin suçu 
olmadığını ve gülümsemem gerektiğini öğrendim…

Cesur olmayı, değilsem bile öyle davranmayı öğrendim…Nasılsa 
arada ki farkı kimse anlamıyor…

Cazibemle 15 dakika idare edebildiğimi, ondan sonra mutlaka 
bilmem gereken bir şeyler olduğunu öğrendim…

Hiç kimsenin sır saklamadığını öğrendim…. Çünkü herkes birine 
söylemek ihtiyacı hissediyor…

Yanıtını bilmediğim ve emin olmadığım konularda bilmiyorum 
demenin daha faydalı olduğunu öğrendim…

Ağzımı kapalı tuttuğumda fazla hata yapmadığımı öğrendim…
Başarıya çıkan bir asansör olmadığını tırmanmak gerektiğini 
öğrendim…

İnsanların bana sadece ben izin verdiğim şekilde 
davranabildiklerini öğrendim…

Kıskançlığın mutluluğun düşmanı olduğunu ve mutlu olmak için 
başkalarına güvenmenin sonsuza kadar hayal kırıklığı getirdiğini 
öğrendim…

İnsanların kendinden daha az başarılı insanlarla başarısını, mutsuz 
insanlarla mutluluğunu konuşmaması gerektiğini öğrendim…

Başkaları için olumsuz düşünüp acımasız ve kırıcı olanların 
aslında güçsüz kimseler olduğunu ve sevgiyi sadece güçlü 
insanLarın bildiğini öğrendim…

İnsanlara artık kızmıyorum çünkü hayatlarında hataları, sorunları, 
mutsuzlukları olan insanların karşılarındakileri kendi yerlerinde 
görmeye çalıştıklarını öğrendim…

Ben bu hatayı nasıl yaptım demek yerine en mükemmel 
düşünenlerin bile hata yapabileceğini önemli olanın ders alıp 
yinelememek olduğunu ve yeni hatalardan daha az zararlı çıkmayı 
öğrendim…

Hayatta ki en önemli çözümün neyin önemli olduğuna karar verip 
gerisini çöpe atmak olduğunu öğrendim…

BENİ ELEŞTİREN, BANA BİR ŞEYLER SÖYLEME YETİSİNİ 
KENDİNDE BULANLARA CEVAP VERMEMEYİ 
ÖĞRENDİM...ÇÜNKÜ HİÇ BİR ZAMAN BİTMEYECEKTİR....

Sadece ders almak için arkama bakmayı, sadece yüksek sesle 
düşünebilmek için sorumu bir başkasına anlatmayı öğrendim…
Çözüm için değil…

İmkansız diye bir şey olmadığını, çok istediğimde imkansızı elde 
edebildiğimi, asıl savaşı kazanabilmek için küçük çarpışmaları 
kaybetmeyi göze almayı öğrendim…

Zamanı ve sözleri dikkatsizce kullanmamayı öğrendim…Çünkü geri 
alamıyorum…

Ne kadar çaba harcarsam harcayım bazılarının mutsuzluk için her 
zaman neden bulabildiğini öğrendim… ARTIK ÇABALAMIYORUM.

Önemli olan şeyin başkalarının benim hakkımda ne düşündükleri 
değil, benim kendim hakkındaki düşüncelerim olduğunu 
öğrendim… Kendimi yargılıyorum…

Affetmek ve Unutmak… Eğer güçlüysen başarabildiğini ve kin 
tutmanın beni rahatsız ettiğini öğrendim…

Nerde ve ne şartlarda olursa olsun yaşadığım yeri güzelleştirmeyi 
öğrendim…

Sürekli BEN DÜRÜSTÜM, BEN DOĞRUYU SÖYLÜYORUM, SEN 
FARKLISIN diyenlerden kuşkulanmayı öğrendim…

Durum ne kadar vahim olursa olsun, soğukkanlılığımı yitirmemeyi, 
gülümsemeyi, her şeyi negatif ve kötü düşünen mutsuz olan 
insanlardan ayrı kalmayı öğrendim…

Beni kızdıran birine cevap vermeden önce 10 saniye düşünmeyi, 
nefes almayı ve kendime sakinleşmek için zaman tanımayı 
öğrendim…

Bugünkü her üzüntümün ve her acımın benim yarınki mutluluğumu 
hazırladığını öğrendim…

Yapmak istediklerimden asla vazgeçmemeyi, büyük düşlerin 
gerçeklerden daha güçlü olduğunu ve başarmanın en kısa yolu 
olduğunu öğrendim…

Kaybedecek neyim var demek yerine, yaşadığım her şeyde 
kazanacak çok şeyim var demeyi öğrendim…

Hayatı gereğinden fazla ciddiye almamayı öğrendim…

En önemlisi kendime gülmeyi, kendimle eğlenmeyi, kendimi 
sevmeyi öğrendim…

2 yorum:

Meral Sanatevi dedi ki...

Süper ne kadar doğru sözler kelimeler arasında kayboldum ,bazıları nasılda tanıdık geldi,nasıl içimi ısıttı, düşününce bazıları nasılda canımı yaktı, insanız işte bazen doğru bildiklerimizide unutuyoruz...

Tuba Kocbay dedi ki...

Begendiginize sevindim, bu blogu yeni actim ilk okuyucumsunuz, tesekkür ediyorum yorumunuz icin. Daha ögrenecek cok seyimiz var birlikte paylasimlara devam etmek üzere...
Saygilar...